PET/CT

PET (Pozitron Emisyon Tomografisi), klinik tanı için gerekli fizyolojik bilgileri doku metabolizmasındaki değişikliklere dayalı olarak veren fonksiyonel bir görüntüleme yöntemidir. PET'in en yaygın kabul gören avantajlarından biri vücutta bulunan doğal bileşenleri taklit eden pozitron yayan (Karbon-11, Oksijen-15, Azot-13, Flor-18 gibi) biyolojik radyoizotopları kullanmasıdır. Ülkemizde, PET-CT’de en sık kullanılan radyoaktif madde Flor-18 ile birleştirilmiş florodeoksiglukoz (FDG)'dur.

PET, vücuda verilen özgün bir radyofarmasötik ile işaretlenmiş takipçi molekülün (genellikle bir şeker bileşeni olan F-18-FDG’nin) tüm organlardaki biyodağılımını gösterir. Radyoaktif takipçiler, kendisini en fazla kullanan alanlarda yani tümörlerin etrafında yoğunlaşır.  Glukoz metabolizması süresi boyunca F-18 parçalanarak, PET ünitesi tarafından algılanan pozitronlar yayar. Aynı sırada halka şeklindeki BT ünitesi, vücudun incelenen kısmının yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu X ışını görüntülerini üretir. Sonuçta ortaya tümörlerin yerlerini, boyutlarını, metabolizmasını ve yayılımını gösteren birleştirilmiş bir 'anatomo-moleküler' görüntü çıkar. Tek bir görüntüde anatomik detay ve fonksiyonel bilgi elde edilir. PET-CT en yaygın onkolojide kullanılmakla birlikte nörolojik hastalıklarda da (demans, epilepsi, alzheimer vb.) ve kardiyolojide de erken dönemde tanı konmasına olanak sağlar.

Onkolojik PET-CT

PET - CT, akciğer kanseri, mezotelyoma, lenfoma, melanoma, baş - boyun, ince bağırsak, kalın bağırsak-kolorektal, özofagus kanserleri, meme, tiroid ve diğer endokrin tümörlerde, pankreas, karaciğer, böbrek, mesane, üreter, testis, penis ve diğer erkek genital, jinekolojik, beyin, kas - iskelet sistemi tümörlerinde şu amaçlarla kullanılmaktadır;

Tanı amaçlı,

  • Tedavi öncesi hastalığın yayılım derecesini belirlemede (evrelendirmede),
  • Radyoterapi (ışın tedavisi) alacak hastalarda gerçek tümör dokusunun tespit edilmesinde, tedavi planlanmasında, doğru bölgenin doğru dozda ışınlanmasında,
  • Tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde (kemoterapi veya radyoterapi sonrası tümör cevabının araştırılmasında),
  • Tedavi sırasında sadece kemoterapi ile tedavi edilen ve alternatif kemoterapi protokolleri kullanılabilecek hastalarda, uygulanan kemoterapinin etkinliğinin (kemosensitivite) değerlendirilmesinde,
  • Tedavi sonrası evrelendirme ve tedavinin etkinliğinin değerlendirilmesinde,
  • Nüks saptanan hastaların yeniden evrelendirmesinde,
  • Metastazları bulunan ancak tümör odağı saptanmamış kanserlerde primer odağın araştırılmasında kullanılır.

PET-CT Çekiminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  • Çekimden bir gün önce hasta istirahat etmeli, fiziksel aktivite gerektiren işler yapmamalıdır.
  • Şekerli yiyecek ve içecekler (meyve, meyve suları) tüketilmemelidir. Tetkik öncesi en az 6 saatlik açlık gereklidir. Hasta, özellikle kış aylarında tetkike gelirken üşümemelidir.
  • Tetkik günü ön hazırlık işlemlerinden sonra hastanın kan şekerine bakılır.
  • Hastaya bir şeker türevi olan ve pozitron ışıması yapan Flor-18 ile işaretlenmiş FDG molekülü (radyoaktif madde) damar yolundan uygulanır.
  • Verilen ilacın vücutta tam olarak yayılması için 40-60 dakika arasında beklenir. Bekleme süresince hastanın dinlenmesi, hareket etmemesi ve çok zorunlu olmadığı sürece konuşmaması gerekir.
  • Bekleme süresi tamamlandıktan sonra hasta çekim odasına alınır.
  • Toplam 12-20 dakika süre içerisinde aynı seansta hem bilgisayarlı tomografi hem de PET görüntüleri üç boyutlu olarak elde edilir.
Basarili
Basariyla tamamlandi
Uyari
Bir uyari ile karsilasildi.
Hata
Bir hata ile karsilasildi.