Pediyatri

Kolan Hospital Group Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğinde, yeni doğandan erişkin yaş grubuna kadar tüm hastalara 24 saat çocuk sağlığı hizmeti verilmektedir.

 Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğinde bilimin ve teknolojinin sunduğu tüm imkanlar ve yeniliklerden yararlanılarak gerekli olan muayeneler laboratuvar ve radyolojik tetkikler gerçekleştirilmektedir.

Kolan Hospital Group Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğinde, çocukların büyüme gelişme takipleri, Sağlık Bakanlığı rutin aşıları ve tüm özel aşılar takvime uygun olarak uygulanmaktadır. Çocukluk çağı hastalıkları, tüm enfeksiyon hastalıkları tanı ve tedavisi yapılırken çocukluk çağı beslenmesi konusunda hizmet verilmektedir.

0-16 Yaş Rutin Çocuk Kontrolü

Bir çocuğun anne karnındaki dönemden başlayarak, gelişimini tamamladığı ergenlik döneminin sonuna kadar, belirli aralıklarla izlenmesi gereklidir.

Her muayenede çocuğun sistemik muayenesi yapılır, büyüme ve gelişmesi, aşıları değerlendirilir. İşitme, görme ve diş sorunları araştırılır. Aileyle konuşularak ve çocuk gözlemlenerek davranış problemleri irdelenir.

En önemli amaç sağlığın korunması, desteklenmesi, önlenebilen hastalıkların önlenmesi ve hastalıkların da erken tanınması ve tedavi edilebilmesidir.

Çocuk Takipleri Ne Sıklıkla Olmalıdır?

Her çocuğun takibinde farklılıklar olabileceği unutulmamalıdır. Çocuk doktoru, yeni doğan bebeği, doğum anında hazır bulunarak karşılamaktadır. Hastanede kalınan süre boyunca muayenesi, tarama testleri yapılır ve beslenme eğitimine de başlanır.

Taburcu olan yeni doğanlar ilk hafta içinde ve sonra 15. günde tekrar kontrol edilmelidirler. İlk bir yaşı dolana kadar bebeğin takibinin aylık olarak yapılması önerilir.

1 yaştan sonra en geç üç ay aralarla takibe devam edilir. Okul öncesi döneme kadar altı ayda bir, daha sonra ise yılda en az bir kere çocuk hekiminin rutin kontrolüne getirilmesi önemlidir.

Okul öncesi dönem, orta çocukluk dönemi olarak da adlandırılan 5 – 6 yaş grubu çocukları kapsamaktadır. Bu dönemde yapılacak sağlık kontrolleri ile çocuğun okul yıllarında karşılaşabileceği sağlık problemlerinin ve öğrenme güçlüklerinin önlenmesi amaçlanır.

Çocuğun okula hazır olması ve başarılı bir okul yaşantısı için, çocuğun kronolojik yaşının yanı sıra, görme ve işitme dahil fiziksel, sosyal ve ruhsal sağlığı uygun olmalıdır. 

Sağlık Bakanlığı ve Özel Aşıların Uygulanması

Aşılar, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için çok etkili yönetmenlerdir.

Türkiye’de çocuk ve ergenlik döneminde yapılan aşılar ve aşı şeması büyük ölçüde dünya standartlarıyla uyumludur. Hastanemizde, Sağlık Bakanlığı'nın uyguladığı tüm aşıların yanı sıra, şu an için bu listede yer almayan 'özel' aşıları da tüm çocuklara önermekte ve uygulamaktayız. Aşı şeması, uzun yıllar yapılan araştırmalar sonucu yeni lisans alan aşılarla, sık sık güncellenmekte ve değişikliğe uğrayabilmektedir.

Güncellenen Çocukluk Çağı Aşılarına Dair Öneriler Şöyledir

Sağlık Bakanlığı Aşı Listesinde Bulunan Aşılar

Hepatit B Aşısı: Doğumdan sonra, taburcu olmadan önce bütün yeni doğan bebeklere hepatit B aşısının ilk dozu yapılmalıdır. Hepatit B aşısının ikinci dozu 1. ayda yapılır, üçüncü dozu ise 6. ayda yapılmalıdır.

BCG Aşısı: Ülkemizde 2. ayda tüm bebeklere BCG aşısı yapılmaktadır.

Karma Aşı (Difteri, Tetanoz, Sellüler Boğmaca, Hemofilus İnfluenza, İnaktif Polio Aşısı): Aşının yapılabileceği en erken dönem 6 haftalık bebeklerdir. Aşı 2, 4, 6 ve 18. aylarda olmak üzere 4 doz yapılır. Bağışıklamanın rapel dozu 4 - 6 yaş arasındaki çocuklara yapılır.

Oral Polio (Çocuk Felci) Aşısı: Ülkemizde 6-18 aylarda ve 4- 6 yaş arasında olmak üzere yapılması önerilmektedir.

Pnömokok Aşısı: Konjuge pnömokok aşısı en erken 6. haftada yapılabilir. Ülkemizde 2,4,6 ve 12. aylarda olmak üzere 4 doz yapılır.

KKK (Kızamık, Kızamıkcık, Kabakulak Aşısı): İlk doz 12. ayda, ikinci dozu ise 4 - 6 yaş arasında yapılmalıdır.

Suçiçeği Aşısı : İlk doz 12. ayda yapılır. İkinci doz 4 - 6 yaş arasında tekrarlanmalıdır.

Hepatit A Aşısı :İlk dozu 18. ayda yapılan hepatit A aşısının ikinci dozu 24. ayda tekrarlanmalıdır.

Özel Aşılar

Rotavirüs Aşısı: Aşının ilk dozu 6-12 hafta arasındaki bebeklere verilmeli, son doz 32. haftayı geçmemelidir.

Meningokok Aşısı: 4 değerli konjuge meningokok aşısı, 9 aydan itibaren çocuklara yapılabilir.

İnfluenza (Grip) Aşısı: İnaktif grip aşısı minimum 6. ayda yapılabilir. Grip aşısı, öncelikle risk gruplarına önerilmekle birlikte, ailesinin aşılanmasını istediği tüm çocuklara ve erişkinlere yapılabilir.

Tetanoz - Erişkin Tip Difteri - Asellüler Boğmaca Aşısı: Karma aşının bu tipi, 11-12 yaş arası çocuklara ya da son difteri-tetanoz aşısının üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmiş olan erişkinlere yapılmalıdır. Özellikle yeni doğan ve prematüre bebek ebeveynlerinin aşılanması önerilmektedir.

Human Papillomavirüs (Rahimağzı Kanseri) Aşısı : En erken 9 yaşında yapılabilen bu aşının ilk dozu genellikle 11-12 yaşındaki kız çocuklara yapılır, ilk dozdan 2 ve 6 ay sonra olmak üzere toplam 3 doz gereklidir.

Anne Sütü ve Emzirme

Anne sütü, bebek için olabilecek en doğal, en sağlıklı besin maddesidir. Her canlının sütü, kendi çocuğunun gereksinimlerine uygun bileşimdedir.

Tıbbi bir sorun olmadıkça, bebekler ilk 6 ay, su dahil hiçbir ek gıda verilmeden, yalnızca anne sütüyle beslenmelidir.

Dünya Sağlık Örgütü, emzirmeye en az bir yıl devam edilmesini önermektedir.

Anne Sütünün Yararları:

  • Anne sütü, bebek için gerekli bütün protein, yağ, şeker, mineralleri içerdiği gibi, bazı hastalık ve enfeksiyonlara karşı koruyucu maddeler ve büyüme faktörleri içerir.
  • Anne sütünün sindirimi kolaydır.
  • Anne sütünün hazırlanması gerekmez, pratik ve ekonomiktir.
  • Emzirme, fiziksel temas ve yakınlık sağlar, bebekler daha huzurludur.
  • Emziren annelerin, emzirmeyle ilgili hormonların etkisiyle, doğum öncesi durumlarına dönmeleri daha çabuk olmaktadır.
  • Anne sütü alan bebeklerde enfeksiyon, alerji, obezite, diyabet vb. gibi hastalıklar daha az görülür.
  • Emziren kadınlarda kemik erimesi, meme ve yumurtalık kanseri olasılığı daha düşüktür.

İlk günlerde salgılanan koyu ve yüksek enerjili kolostrumdan sonra, 3-6. Günlerde geçiş sütü, daha sonra da daha sulu görünen olgun süt gelmeye başlar.

Erken doğan veya zamanında doğan bebeklerin annelerinin sütü, her bebeğin gereksinimine göre doğal olarak düzenlenmiş olup, farklıdır.

Emzirmenin başı ve sonunda da süt içeriği değişmektedir; başlangıçta glukozdan zengin olan süt salgılanırken, emzirmenin sonuna doğru tokluk hissi sağlayan yağdan zengin süt salgılanır.

Başarılı Emzirme için;

Emzirme doğal ve basit bir olaymış gibi görünmekle birlikte, annelerin bu konuda bilgilenmeye, kendilerine güven duymalarına ve etrafındakiler tarafından desteğe gereksinimleri vardır.

Bebeğin doğumdan sonra mümkün olduğunca erken memeye tutturulması, gece de dahil olmak üzere istediği sıklık ve sürede emzirilmesi, göğüste uygun bir pozisyonda tutularak ağzına yeterli miktarda meme dokusunu almasının sağlanması bol miktarda sütün gelmesine yol açacaktır.

Etkili bir emzirmede;

  • Bebeğin tüm gövdesi anneye dönük ve ona çok yakındır.
  • Ağzı, dudakları dışa dönük olacak şekilde genişçe açılmış ve meme başıyla beraber areolanın (kahverengi halka) da bir kısmını kavramıştır.
  • Bebeğin derin ve yavaş aralıklarla emdiği gözlenir.
  • Bebekte emme şaşkınlığı olmaması için, emzik veya biberon verilmemelidir.

Anne Sütünün Sağılması:

Annenin bebeğini emziremediği durumlarda sütün kesilmesini önlemek için ve memelerde gerginlik olmaması için, bazen anne sütünün elle veya aletle boşaltılması gerekir.

Anne sütünün saklanması:

Anne sütü oda ısısında 3 saat, buzdolabında 3 gün, derin dondurucuda 3 ay saklanabilir.

Çocuklarda Görme Taramaları

Sağlam çocuklar

  • Yeni doğanlar ve rutin sağlık muayenesine gelen tüm çocuklar anamnez, yaşa uygun fizik muayene ve testlerle göz ve görme sorunları açısından değerlendirilmelidirler.
  • Bütün çocuklar okula başlamadan önce, 3 yaş civarında, göz tembelliğine neden olacak durumlar, şaşılık veya görme keskinliği açısından göz doktoru tarafından muayene edilmelidirler.

Çocuklarda İşitme Taramaları

Günümüzde koruyucu hekimlik uygulamalarının artmasıyla birlikte, yenidoğan döneminde işitme testlerinin yapılması da yaygınlaşmaktadır.

İşitme Taramaları:

İşitme kaybı, orta veya ağır derecelerde olduğunda çocukta konuşma ve lisan problemlerine, hafif derecelerde bile olsa okul ve davranış sorunlarına yol açmaktadır. Yenidoğan taramalarıyla işitme kaybının saptanması ve her çocuğun muayenesinde işitmesinin değerlendirilmesi olumsuz sonuçların önlenmesi veya azaltılması için önemlidir.

İdeal olarak, doğumsal işitme kayıplarının ilk 3 ayda tanı alması ve ilk 6 ayda tedaviye başlanması gerekmektedir.

İşitme kaybı için risk faktörleri:

Bazı durumlarda işitme kaybı olasılığı daha fazladır. Dikkatli olunması gereken bu durumlar aşağıda sıralanmaktadır.

İlk 1 ayda:

  • Ailede doğuştan, sinirsel tipte işitme kaybı olması
  • Gebelikte annenin geçirdiği enfeksiyonlar (TORCH grubu)
  • Kafa, yüz ve kulak anomalileri, yarık dudak-damak
  • İşitme kaybı beklenebilecek sendromlar olması (örn.Down sendromu)
  • Kan değişimi gerektiren sarılık düzeyleri
  • Doğum ağırlığının 1500 gram altında olması
  • Apgar puanının 5. dakikada 0-3, 10. dakikada 0-6 olması
  • Solunum problemleri (örn. mekonyumlu doğum)
  • 10 günden fazla mekanik ventilasyon
  • 5 günden fazla ototoksik ilaç (örn. gentamisin) kullanımı veya diüretiklerle birlikte bu ilaçların kullanımı
  • Menenjit geçirilmesi

1–24 ayda:

  • Ailenin veya bakıcısının çocukta işitme, konuşma veya gelişmesinde gecikme olduğunu düşünmesi
  • Tekrarlayan veya en az 3 ay devam eden seröz otit
  • Temporal kemik kırığıyla birlikte olan kafa travması
  • İşitme kaybına yol açabilen çocukluk çağı hastalıkları (menenjit, kabakulak, kızamık)
  • Sinir sistemini tutan hastalıklar

Ancak sadece yüksek riskli grupta işitme taranması yapılmasıyla, önemli derecede işitme kaybı olan çocukların yalnızca % 50 sinin saptanabildiği bildirilmektedir.

Bu nedenle yeni doğan her bebeğe OAE işitme testinin yapılması gerekmektedir.

Yenidoğan Tarama Testleri

Test ne zaman yapılır?

Yanlış negatif sonuçlardan kaçınmak için bebek proteinli gıdalarla beslenmeye başladıktan minimum 24 saat sonra kan alınmalıdır. Genellikle 48 – 72. saatlerde kan alınması tercih edilir, bu süre 7 günü geçmemelidir. İlk 24 saatte kan alınmak zorunda kalındıysa, 1- 2. haftada testin tekrarı önerilmelidir.

Prematürelerde aldığı tedaviye bakılmaksızın 7. günde test alınmalıdır.

Antibiyotik, kortikosteroid, dopamin alanlar ve iyot kontaminasyonu olan bebeklerde testlerin bir süre sonra tekrarı önerilmektedir.

Test sonuçları nasıl öğrenilir?

Yeni doğanda metabolik hastalık taramalarının sonuçları normal gelmişse genellikle aileye geri dönüş yapılmamaktadır. Test sonucunda şüphe olduğunda ise aile tekrar aranarak ileri testler hakkında bilgi verilir ve tanının kesinleşmesi için gerekli testlere başvurulur.

Yatarak Takip ve Tedavi

Yatarak tedavi gören çocukların anne ve babalarından ayrı kalmamalarına özen gösterilmektedir. Çocukların tedavi gördüğü servis ve odalar tüm güvenlik önlemleri ön plana alınarak düzenlenmiştir. Yatan hasta katlarında 24 saat boyunca bir çocuk hastalıkları uzmanı bulunmaktadır. Her türlü girişim için hasta ailesine bilgi verilip, onay alınmaktadır. Tedavi için gerekli tüm konsültasyonlar sağlanabilmektedir.

24 Saat Acil Çocuk Polikliniği

24 saat boyunca Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı bulunmaktadır. Çocukların anında tanı ve tedavi işlemlerini gerçekleştirmek için her türlü tetkik, konsültasyon ve gerektiğinde yatış işlemleri en hızlı şekilde yapılmaktadır. Acilde görülüp ayaktan tedavisi planlanan hastalarımız, daha sonra yapılacak kontrolleri için poliklinik uzmanlarımıza yönlendirilmektedir.

Basarili
Basariyla tamamlandi
Uyari
Bir uyari ile karsilasildi.
Hata
Bir hata ile karsilasildi.