Nükleer Tıp ve Moleküler Görüntüleme

Nükleer Tıp ve Moleküler Görüntüleme

Nükleer Tıp, radyoaktif bileşenler kullanılarak hastalıkların tanı ve tedavisinin yapıldığı bilim dalıdır. Nükleer Tıp görüntüleme yöntemleri ile organ fonksiyonlarının incelenmesi mümkün olmaktadır.

Nükleer Tıp ve Moleküler Görüntüleme Departmanımız, pozitron emisyon tomografi/bilgisayarlı tomografi (PET-CT), tüm nükleer tıp tetkiklerinin yapılabildiği gamma kamera bölümü, efor-farmakolojik stres testi ve kemik yoğunluğu ölçümü bölümlerini içermektedir. Teknik donanım, Siemens Biograph mCT, E-soft bilgisayar sistemleri ile desteklenmiş Siemens gama kameralar, bilgisayarlı efor testi cihazı, Lunar DPX  kemik dansitometrisi ve nükleer tıp laboratuvarı yardımcı ekipmanlarından oluşmaktadır.

İşaretli Lökosit Sintigrafisi

Departmanımızda, Türkiye’de az sayıdaki merkezde yapılabilen işaretli lökosit sintigrafisi deneyimli ekibimiz tarafından rutin olarak uygulanmaktadır. Bu tetkik ile nedeni bilinmeyen ateş olgularında enfeksiyon odaklarının saptanması, protez, kemik ve yumuşak doku enfeksiyonlarının tespiti mümkün olmaktadır.

Böbrek Sintigrafisi

  • Dinamik Böbrek Sintigrafisi
  • Statik Böbrek Sintigrafisi

Dinamik Böbrek Sintigrafisi: DTPA, MAG3 ya da EC kullanılarak yapılır. Bu tetkik ile böbreklerin kanlanması, süzme fonksiyonu ve birbirine oranla çalışma yüzdeleri (rölatif-split böbrek fonksiyonları) saptanır. Büyük çocukların ve erişkinlerin tetkike gelmeden 2 saat öncesinden başlayarak 1-1.5 litre su içmeleri gerekir. Aç olmaya gerek yoktur. Yeni doğan ve küçük çocuklara tetkik öncesi ağızdan içebildiği kadar süt, mama ya da su verilmelidir. Tetkik ortalama 30-40 dakika sürmektedir.

Statik Böbrek Sintigrafisi: Sık idrar yolu enfeksiyonu, pyelonefrit, reflü (mesaneden böbreklere idrar kaçması) ya da böbrek yerleşim anormalliği olan hastalarda uygulanan bir yöntemdir. Bu tetkik ile böbreklerin işlev gören dokusunda kayıp olup olmadığı, böbreklerin birbirine oranla çalışma yüzdeleri (rölatif-split böbrek fonksiyonu) saptanır. Tetkik için ön hazırlığa gerek yoktur. Beslenme durumu tetkiki etkilemez. Damar yolundan ilacın verilmesinden yaklaşık 1-3 saat sonra görüntüleme yapılır. Çekim süresi yaklaşık 15-20 dakikadır.

Kemik Sintigrafisi

Kemik sintigrafisi sıklıkla ortopedik yaralanmalar, kırıklar, tümörler veya açıklanamayan ağrıları değerlendirmede kullanılır. Kemik sintigrafisi ile tek bir enjeksiyonla tüm vücut kemikleri değerlendirilir. Radyoaktif bileşik damar içine enjekte edildikten sonra kan yoluyla yumuşak dokuya geçer, zamanla iskelet sistemi tarafından tutulur. Bu testin yapılma nedenine bağlı olarak ağrının olduğu sahada kan akımı ve yumuşak doku safhasının değerlendirilmesi amacıyla enjeksiyon anı ve ilk 5 dakikalık görüntüler kaydedilir. Kemik dokunun görülebilir hale gelmesi için enjeksiyondan sonra genellikle 2-3 saat beklenmelidir. Bekleme süresi tamamlandıktan sonra tüm vücut taraması yapılır. Tetkik öncesi bir hazırlığa gerek yoktur. Ancak enjeksiyon ile görüntülemenin yapılacağı zaman aralığında mümkün olduğunca fazla miktarda sıvı (her türlü içecek) içilmelidir. Bu radyoaktif bileşiğin yumuşak dokudan atılmasını, kemiklerin daha net olarak görüntülenmesini sağlar. Görüntülemeden hemen önce mesane boşaltılmalıdır.

Tiroid Sintigrafisi (Tc-99m)

Tiroid sintigrafisi; tiroid bezinin büyüklüğü, yerleşimi, yapısı ve fonksiyonu hakkında bilgi verir. Damar içine bir radyoaktif madde olan teknesyum perteknetat (Tc-99m) verilir, 15-20 dakika sonra çekime başlanır. Çekim yaklaşık 15-20 dakika sürer.

Miyokard Perfüzyon (Kalp) Sintigrafisi

Sol kalp kasını besleyen koroner damarlarda tıkanıklık olup olmadığını araştırmak amacı ile yapılan istirahat ve efor sonrası görüntülerin alındığı iki aşamalı bir testtir. Efor, koşu bandında yürüme şeklinde veya egzersiz yapamayan hastalarda kalp hızını artıran ilaçlarla (farmakolojik) yapılır. Kalbin dinlenme durumundaki kan akımını değerlendirmek amacıyla kalp kasları tarafından tutulma özelliğine sahip radyoaktif bileşik damar yolundan enjekte edilir. Yaklaşık 45-60 dakikalık bekleme periyodundan sonra görüntüleme, daha sonra ise efor testi yapılır. Koşu bandında yapılan egzersizde hedef kalp hızına (yaşa bağlı olarak değişmektedir) ulaşıldığında, radyoaktif bileşik damar yolundan enjekte edilir. Testin egzersiz bölümü tamamlandıktan 30 dakika sonra ikinci görüntüleme yapılır. Çekim süresi yaklaşık 20 dakikadır. Bu iki görüntüleme bulguları karşılaştırılır. Tetkik öncesi hasta aç olmalıdır. Doktorun bilgisi dahilinde, kullanılan herhangi bir ilacın kesilmesi ya da dozunun değiştirilmesi gerekebilir.

PET/CT Görüntüleme Teknolojisi

PET (Pozitron Emisyon Tomografisi), klinik tanı için gerekli fizyolojik bilgileri doku metabolizmasındaki değişikliklere dayalı olarak veren fonksiyonel bir görüntüleme yöntemidir. PET'in en yaygın kabul gören avantajlarından biri vücutta bulunan doğal bileşenleri taklit eden pozitron yayan (Karbon-11, Oksijen-15, Azot-13, Flor-18 gibi) biyolojik radyoizotopları kullanmasıdır. Ülkemizde, PET-CT’de en sık kullanılan radyoaktif madde Flor-18 ile birleştirilmiş florodeoksiglukoz (FDG)'dur.

PET, vücuda verilen özgün bir radyofarmasötik ile işaretlenmiş takipçi molekülün (genellikle bir şeker bileşeni olan F-18-FDG’nin) tüm organlardaki biyodağılımını gösterir. Radyoaktif takipçiler, kendisini en fazla kullanan alanlarda yani tümörlerin etrafında yoğunlaşır.  Glukoz metabolizması süresi boyunca F-18 parçalanarak, PET ünitesi tarafından algılanan pozitronlar yayar. Aynı sırada halka şeklindeki BT ünitesi, vücudun incelenen kısmının yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu X ışını görüntülerini üretir. Sonuçta ortaya tümörlerin yerlerini, boyutlarını, metabolizmasını ve yayılımını gösteren birleştirilmiş bir 'anatomo-moleküler' görüntü çıkar. Tek bir görüntüde anatomik detay ve fonksiyonel bilgi elde edilir. PET-CT en yaygın onkolojide kullanılmakla birlikte nörolojik hastalıklarda da (demans, epilepsi, alzheimer vb.) ve kardiyolojide de erken dönemde tanı konmasına olanak sağlar.

Onkolojik PET-CT

 

PET - CT, akciğer kanseri, mezotelyoma, lenfoma, melanoma, baş - boyun, ince bağırsak, kalın bağırsak-kolorektal, özofagus kanserleri, meme, tiroid ve diğer endokrin tümörlerde, pankreas, karaciğer, böbrek, mesane, üreter, testis, penis ve diğer erkek genital, jinekolojik, beyin, kas - iskelet sistemi tümörlerinde şu amaçlarla kullanılmaktadır;

  • Tanı amaçlı,
  • Tedavi öncesi hastalığın yayılım derecesini belirlemede (evrelendirmede),
  • Radyoterapi (ışın tedavisi) alacak hastalarda gerçek tümör dokusunun tespit edilmesinde, tedavi planlanmasında, doğru bölgenin doğru dozda ışınlanmasında,
  • Tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde (kemoterapi veya radyoterapi sonrası tümör cevabının araştırılmasında),
  • Tedavi sırasında sadece kemoterapi ile tedavi edilen ve alternatif kemoterapi protokolleri kullanılabilecek hastalarda, uygulanan kemoterapinin etkinliğinin (kemosensitivite) değerlendirilmesinde,
  • Tedavi sonrası evrelendirme ve tedavinin etkinliğinin değerlendirilmesinde,
  • Nüks saptanan hastaların yeniden evrelendirmesinde,
  • Metastazları bulunan ancak tümör odağı saptanmamış kanserlerde primer odağın araştırılmasında kullanılır.

PET-CT Çekiminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  • Çekimden bir gün önce hasta istirahat etmeli, fiziksel aktivite gerektiren işler yapmamalıdır.
  • Şekerli yiyecek ve içecekler (meyve, meyve suları) tüketilmemelidir. Tetkik öncesi en az 6 saatlik açlık gereklidir. Hasta, özellikle kış aylarında tetkike gelirken üşümemelidir.
  • Tetkik günü ön hazırlık işlemlerinden sonra hastanın kan şekerine bakılır.
  • Hastaya bir şeker türevi olan ve pozitron ışıması yapan Flor-18 ile işaretlenmiş FDG molekülü (radyoaktif madde) damar yolundan uygulanır.
  • Verilen ilacın vücutta tam olarak yayılması için 40-60 dakika arasında beklenir. Bekleme süresince hastanın dinlenmesi, hareket etmemesi ve çok zorunlu olmadığı sürece konuşmaması gerekir.
  • Bekleme süresi tamamlandıktan sonra hasta çekim odasına alınır.
  • Toplam 12-20 dakika süre içerisinde aynı seansta hem bilgisayarlı tomografi hem de PET görüntüleri üç boyutlu olarak elde edilir.

Nükleer Tıp Bölümümüzde Uygulanan Testler;

ENFEKSİYON GÖRÜNTÜLEME

  • İşaretli lökosit sintigrafisi

TÜMÖR GÖRÜNTÜLEME

  • F-18 FDG onkolojik PET/CT
  • F-18 NAF tüm vücut kemik tarama PET/CT
  • I-131 tüm vücut tarama sintigrafisi

KARDİYOLOJİ

  • Eforlu miyokard perfüzyon SPECT (Tc-99m kompleksleri ile)
  • Farmakolojik stres miyokard perfüzyon SPECT (Tc-99m kompleksleri)

İSKELET SİSTEMİ

  • Tüm vücut kemik sintigrafisi
  • Üç fazlı kemik sintigrafisi

GENİTOÜRİNER SİSTEM

  • Diüretikli dinamik böbrek sintigrafisi (Tc-99m MAG3)
  • Diüretikli dinamik böbrek sintigrafisi (Tc-99m DTPA)
  • Renal kortikal (parankim) sintigrafi (statik böbrek sintigrafisi, Tc-99m DMSA)
  • Kaptoprilli böbrek sintigrafisi (MAG3- DTPA)
  • İndirekt sistosintigrafi
  • Direkt sistosintigrafi
  • Testis sintigrafisi

GASTROİNTESTİNAL SİSTEM

  • Gastroözefagial reflü sintigrafisi
  • Ektopik mide mukozası (Meckel divertikülü) araştırması
  • Gastrointestinal kanama çalışması (Tc-99m RBC)
  • Mide Boşalma Çalışması (Tc-99m kompleksleri ile)
  • Karaciğer kan havuzu SPECT (Tc99m RBC)
  • Tükürük bezi sintigrafisi

 PULMONER SİSTEM

  • Akciğer perfüzyon sintigrafisi
  • Kantitatif akciğer perfüzyon sintigrafisi

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ

  • Beyin perfüzyon SPECT
  • F-18 FDG beyin PET/CT

HEMATOLOJİ

  • Lenfosintigrafi
  • Selektif dalak sintigrafisi (Tc-99m işaretli denatüre eritrosit)

 

RADYONÜKLİD TEDAVİ

  • Hipertiroidizm tedavisi

DİĞER İNCELEMELER

  • Dakriosintigrafi
  • Kemik yoğunluğu ölçümü

Zehirli (difüz toksik) guatr tedavisinde radyoaktif iyot Radyoaktif iyot tedavisi nedir ve nasıl uygulanır?

Halk arasında "atom tedavisi” olarak da bilinen radyoaktif iyot tedavisi tüm dünyada 60 yılı aşkın süredir kullanılan etkinliği ve güvenilirliği kabul edilmiş bir tedavi yöntemidir. Kapsül veya sıvı olarak ağızdan alınan radyoaktif iyot, sindirim sisteminde emildikten sonra tiroid bezi hücrelerinde tutulur ve yaydığı radyasyon tiroid bezinde hızlı çalışan hücrelerin harap olmasını sağlar.

Radyoaktif İyot tedavisi öncesi hazırlıkta uyulması gereken kurallar:

  • Uygulama öncesi 4-6 saat açlık gerekmektedir. Ancak su içebilirsiniz.
  • İçerisinde iyot olan veya tiroid metabolizmasını etkileyebilen bazı ilaçların tedavi öncesi aşağıda belirtilen sürelerde kullanılmaması tedavi etkinliğinizin artmasını sağlayacaktır.
  • Guatr tedavisinde kullanılan ilaçlar (propycil, tiramozol) (3-5 gün)
  • Amiodarone (12-24 hafta)

Radyoaktif iyot nasıl içilir ve içilirken nelere dikkat edilmelidir?

Radyoaktif iyot, kapsül halinde ya da bir bardak su içerisinde sıvı formda, Nükleer Tıp doktoru tarafından hastaya içirilir.

Radyoaktif iyot içtikten sonra nelere dikkat edilmelidir?

İlacı içtikten iki saat sonra yemek yenebilir. Tükürük bezlerinin radyoaktif iyottan etkilenmemesi için ilk 24 saatten sonra bir-iki gün limon, şeker emip, sakız çiğnenmeli, bol miktarda su, meyve suyu vb. tüketilmelidir. Sık sık idrar yapılmalı ve tuvalete bolca su dökülmelidir. Tuvaletten sonra eller bol suyla yıkanmalı, her gün duş alınmalıdır, iç çamaşırı, çorap, baş örtüsü dahil olmak üzere her duştan sonra tüm kıyafetler değiştirip, temizlerini giyilmelidir.

Radyoaktif iyot tedavisinin yan etkileri nelerdir?

Tedavi sonrası hipotiroidi (tiroid bezinin az çalışması) gelişme olasılığı mevcuttur. Nadiren de olsa tedavi sonrasında boyun bölgesinde ağrı, gerginlik ve hipertiroidi yakınmalarında geçici bir süre artış olabilir. Tedavi sonrası oftalmopati (gözlerin dışarı doğru belirginleşmesi) gelişmesi veya mevcut oftalmopatinin kötüleşmesi olasılığı bulunmaktadır.

Radyoaktif iyot vücuttan nasıl atılır?

Radyoaktif iyot; vücuttan çoğunlukla idrar, daha düşük oranlarda ise tükürük, ter ve dışkı ile atılmaktadır. Ağız yoluyla alınan iyodun önemli bir kısmı tiroid bezi tarafından tutulmaktadır. Vücudun diğer kısımlarında tutulan iyot miktarı ise düşük olup, dokulara zararı bildirilmemiştir.

Basarili
Basariyla tamamlandi
Uyari
Bir uyari ile karsilasildi.
Hata
Bir hata ile karsilasildi.