Damar Hastalıkları

İnsan vücudunda atar damar, toplardamar ve lenf damarı adı verilen 3 adet damar sistemi bulunmaktadır. Bu 3 farklı sistemin hastalıkları, görüldükleri yaş grupları ve tedavi şekilleri birbirlerinden oldukça farlılıklar göstermektedir. Kalp Damar Cerrahisi Kliniğinin, konusunda deneyimli uzman hekimleri, teknolojinin son imkanlarıyla donatılan ameliyathane ve damar hastalıkları poliklinikleriyle sizlere kaliteli ve ayrıcalıklı bir hizmet sunmaktadırlar.

Atar Damar Hastalıkları ve Tedavileri: Atar damar hastalıkları genel olarak tıkayıcı (sklerotik) ve genişleyici (anevrizmatik) olarak iki grupta toplanmaktadır.

Tıkayıcı damar hastalıkları sıklıkla, sigara içen, yağlı beslenen, fazla kilolu veya şeker hastalığı bulunan bireylerde görülen ateroskleroz (damar sertliği) adı verilen hastalığa bağlı olarak 40’lı yaşlardan sonra ortaya çıkmaktadır. Bu hastalarda görülen en tipik şikayet, kodikasyon adı verilen, belirli bir mesafeyi yürümekle ortaya çıkan ve hastanın bir adım daha atmasına izin vermeyen ağrıdır. Bu ağrı, birkaç dakikalık bir istirahatin ardından kaybolur. Ancak her defasında aynı mesafeyi yürümekle tekrarlar. Hastalık tedavi edilmediği sürece, ağrısız yürüyüş mesafesi giderek azalır ve hastanın günlük yaşamında yapması gereken sıradan aktiviteler bile yapılması imkansız bir hal alabilir. Hastalığın son döneminde iskemik ağrı istirahatte de ortaya çıkar. Ancak çok güçlü ağrı kesici ilaçlar ile şikayetleri azaltılabilen hastalığın kaçınılmaz sonu gangren gelişimi ve maalesef uzuv kaybıdır.

Tıkayıcı damar hastalıklarının diğer bir sebebi olan emboli (pıhtının oluştuğu yerden koparak uç damarları tıkaması) ise, sıklıkla kalp ritm bozuklukları ve kapak hastalıkları nedeniyle kalp odacıklarında oluşan pıhtının koparak atar damarları tıkaması dır. Pıhtı kalpten koptuktan sonra tüm damar ağını tutabilir. Hastanın şikayetleri etkilenen bölgeye göre değişir. Bunlardan tedavisi en güç ve sonuçları en ağır olanı beyin damarlarının tutulmasıdır. Bu hastalarda ani bir inme meydana gelir. Yoğun bir ilaç ve rehabilitasyon tedavisi ile bir kısım hastada faydalı olabilmektedir. İç organları besleyen damarların emboli ile tıkanması, karın ağrılarına sebep olabilir. Geniş bir bağırsak bölümünün tutulduğu hastalarda hayati tehlike bile ortaya çıkabilir.

Kliniğimize emboli şikayeti ile başvuran hastaların çok büyük bir kısmında tutulan damar bölgesi bacak veya koldur. Bu hastalarda görülen en önemli şikayet etkilenen uzuvda aniden ortaya çıkan şiddetli bir ağrı, soğukluk ve solukluktur. İlk 24 saat içinde acil olarak ameliyat edilmesi gereken bu hastalarda sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür. 24 saati geçen durumlarda ise tedavinin başarısı hızla azalmaktadır.

Toplardamar Hastalıkları ve Tedavileri: Dokulardaki kan, toplardamarlar (venler) yolu ile tekrar kalbe geri döner. Yerçekimine ters olan bu kan akışını sağlayan bir pompa gücü yoktur. Nefes almak ve bacak kaslarını kullanmak (yürümek ve spor yapmak) bu dönüşü hızlandırırken, ayakta sabit durmak veya sürekli oturmak toplardamar içindeki kanın hareketini zorlaştırmaktadır. Toplardamarların içinde bulunan ve kapakçıklar kanın geriye kaçmasını engelleyerek akım yönünün yalnızca kalbe doğru olmasın sağlarlar. Toplardamarların iki temel hastalığı vardır: kapak yetersizliği ve damar içi kan pıhtılaşması. Kapak yetersizliği sonucu varisler ve kronik toplardamar yetmezliği oluşur.

Varisler: Kapak yetersizliği sonucunda yüzeysel toplardamarların genişlemesine ve / veya kıvrımlı bir hal almasına varis adı verilmektedir. Uzun süre ayakta durulduğu taktirde varisli bacakta ağrı ve basınç hissi meydana gelir. Bu şikayetler bacağın yukarıya kaldırılmasını takiben gerilemektedir. Hastalığın diğer belirtileri; ağırlık hissi, kaşıntı, kramplar ve ayak bileklerinde ödem (şişlik) dir. Tedavi edilmeyen ve kapak yetersizliği ileri boyutta olan hastalarda, ayak bileği çevresinde renk değişiklikleri ve ülser (açık yara) meydana gelebilir.

Varis, kadınlarda erkeklere oranla 3 kat daha sık görülür. İleri yaş, hamilelik, uzun süre ayakta durmak, şişmanlık ve aile öyküsü hastalığın risk faktörleridir.

Varis Kliniği’nde klasik cerrahi, Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA), Endovenöz Radyofrekans (RF) Ablasyon ve Mekanik Ablasyon gibi medikal amaçlı girişimsel yöntemlerin yanı sıra Köpük Skleroterapi, Transdermal Lazer Tedavisi ve Transdermal Radyokrekans tedavisi gibi estetik amaçlı işlemler de uygulanmaktadır.

Toplardamar İçi Kan Pıhtılaşması: Bacaktaki toplardamarlar derin ve yüzeysel olarak ikiye ayrılmaktadır. Çeşitli sebeplere bağlı olarak her iki seviyedeki damarların içinde pıhtılaşma meydana gelebilir. Yüzeysel damarlardaki pıhtılaşma neticesinde, ciltte kızarıklık ve ağrı meydana gelir. Tromboflebit adı verilen bu hastalık ilaç tedavisi ile iyileştirilebilir. Pıhtılaşmanın derin toplardamarlarda meydana gelmesine ise derin ven trombozu (DVT) denir. Bacakta ağrı ve çap artışı ile seyreden bu tablo çok daha ciddidir. Oluşan pıhtının koparak kalbe, oradan da akciğerlere kaçma riski vardır. Bunun sonucunda hastada hayati tehlike meydana gelebilir. Derin ven trombozunun erken teşhis ve tedavisi hastanın, ilerideki yaşantısının kalitesi açısından çok önemlidir. Geç kalınan olgularda bacaktaki çap artışı kalıcı bir hal alabilir.

Lenf Damarı Hastalıkları ve Tedavileri: Lenf damarları, dokular arasında bulunan lenf sıvısını kan dolaşımına katılmak üzere taşıyan lenf drenaj sisteminin en önemli halkasını oluştururlar. Kötü ayak hijyeni ve mantar enfeksiyonları sonrasında bakterilerin deri altına girerek yayılması neticesinde lenfanjit adı verilen ve yüksek ateş ile bacakta kızarıklık meydana getiren lenf damar iltihabı oluşabilir. İlaç tedavisi ile şikayetleri kaybolan hastaların nüksleri önlemek amacıyla ayak sağlıklarına özen göstermeleri tedavinin başarısı açısından çok önemlidir. Tekrarlayan lenfanjit atakları sonucunda hastanın hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen, bacakta çap artışıyla seyreden ve tedavisi son derece zor olan lenfödem adlı klinik tablo ortaya çıkabilir.

Basarili
Basariyla tamamlandi
Uyari
Bir uyari ile karsilasildi.
Hata
Bir hata ile karsilasildi.